Damla Fotoğraflarında Kullanılan Farklı Teknikler

drop_catcher

Damla fotoğraflarında kullanılan çok farklı teknikler bulunmaktadır. En klasik olanı iki damla ile oluşturulan formlardır. Birinci damla düşer zıplar bu damla bırakıldıktan kısa süre sonra ikinci damla bırakılır işte bu ikinci damla zıplayan ilk damla ile çarpışır ve form oluşturur. Oluşan klasik form mantar olarak nitelenen formdur. Birinci  ve ikinci damlanın boyutu ve düşme aralıkları çok farklı formlara neden olabilir. Güzel bir örnek
Diğer bir farklı teknik 3 farklı valften aralıklarla 3 damla düşürme ile yaratılan formlardır. Burada sıvıya gıda boyası katılarak 3 farklı renkte damla oluşması sağlanabilir.
Daha özgün bir teknikte alt kısımdan basınç ile sıvıyı yükselmek ve onun üzerine damla düşürmektir. Bu teknikte oldukça farklı formlar oluşturur. Bir örnek
Ayrıca çarpışan damlalara hava üfleyerek bükmek veya havalı tüfek tabancası ile mermi göndermek teknikleri de bulunmaktadır.Bir örnek daha
Taç adı verilen diğer bir teknikte sıvıyı sert bir yüzey üzerine düşürmekle yaratılır. Bu teknikte sert yüzey üzerine damlanın düşeceği noktaya farklı renklerde sıvılar konularak farklı formlar elde edilebilir.Bir başka örnek

Damla Fotoğrafı Oluşturmak İçin Düzenek ve Ayarlar

Yüksek flaş hızı tekniği ile damla fotoğrafı çekebilmek için flaş hızının önemini bir önceki yazımızda anlatmıştık. Damla fotoğrafı çekerken  hareketi dondurmak yanında özgün formlar elde edebilmek için damlanın bir düzenekle damlatılması gerekir. Bu nedenle elektromanyetik valflere ihtiyaç duyarız. Bunlar içinde özel yazılım olan trigger sistemleri ile kumanda edilerek istenilen anda ve istenilen büyüklükte damla elde etmek için olmazsa olmaz parçalardır. Valfler kullanılırken tek veya fazla sayıda kullanılabilir. Fazla sayıda valf tekniği ile değişik renklerdeki sıvıları aynı anda istediğimiz aralıklarla damlatabilir ve çok özgün formlar elde edebiliriz. Ancak tek valf kullanarak yazılımla bu valften istediğimiz sayıda ve aralıklarla çoklu damla da damlatabiliriz. Bu kombinasyonları özel yazılım trigger sistemi ile ayarlayabiliriz.

Diğer yandan damla fotoğraflarında uygun ışıklandırmada flaşların konumları çok önemlidir. Küçük bir pozisyon değişikliği çok farklı sonuçlar doğurabilir. Tabii ki en önemli mesele flaş düşük güçte çalıştırıldığı için 3 vaya 4 adet flaşa gereksinim vardır. Tek flaşın ışığı kesinlikle yeterli olmamaktadır. Ancak burada biraz birbiri ile çelişen bir durum gibi görünse de ışıksız ortamda  pozlama süresini uzatarak bir tür iyi pozlama yaratabiliriz. Ben genelde 2 flaşla perde hızını 1/5 saniye objektif açıklığını da f14 olarak ayarlayıp iso 200 de gayet iyi pozlanmış fotoğraflar çekebiliyorum. Diğer önemli bir konuda flaş ışıklarının defüze edilmesi. Direkt flaş ışığı damlarda parlama ve kayıplara yol açmaktadır. Bu nedenle ben flaş önünde ve arka plan olarak yarı geçirgen pleksiglas, ozalit kağıdı veya yağlı pişirme kağıdı kullanıyorum. Özellikle yağlı pişirme kağıdı dokulu olduğundan arka planda özgün etki yaratabilmektedir. Ben uzun damlalar için dar ve konik kaplar kullanıyorum. Düşme yüksekliğini de ayarlanabilir bir düzenekle değiştirebiliyorum. Aşağıda galeride kendimin oluşturduğu düzeneğin fotoğraflarını bilginize sunmaktayım. Tabi ki isteyen bu düzeneği farklı şekillerde oluşturabilir.

Damla Fotoğrafında Düşük Flaş Gücü İle Hareketi Dondurma Tekniği

Damla çalışmalarıma ilk başladığımda kameranın enstantanesini en yükseğe ayarlayarak hareketi  doldurabileceğimi düşünmüş ve bu amaçla Nikon D300s kameramla çalışabilecek radyo sinyalleri ile çalışan flaşları 1/8000 hızda bile çaktırabilecek bir flaş trigger sisteminin yeterli olduğunu sanmıştım. Bunun çok eksik bir teknik olduğunu pratikte öğrenmiş oldum. Çünkü bu hızdaki çekimler denemelerimde bir anlamda makro çekim olan damla fotoğraflarını tam anlamıyla dondurmuyor ve hareket bulanıklıkları oluşuyordu. Sonra araştırdım ve anladım ki buradaki asıl püf noktası flaşların çakma hızı (flash duration). Flaşın çakması ve sönümlenmesi de bir süreçtir dolayısı ile bu süreç ne kadar uzun olursa aynı sabit ışıkta olduğu gibi  hareketli nesneler hareket bulanıklığına yakalanacaktır. Hele 45 cm’lik bir uzaklık ölçüsü içinde çok hızlı hareket eden iki damlayı göz önüne alırsak bu hareket bulanıklığı kaçınılmazdır. Dolayısı ile flaşın parlama ve sönümlenmesi arasındaki süreyi ne kadar düşürebilirsek hareketi o denli netleyebileceğimizi anladım. Peki bu nasıl olacaktı? Flaşlarım nissin d886 mark II nin kılavuz kitapçığını incelerken bunun nasıl olabileceğini gördüm. Kılavuzda flaşlar manuel modda çalışırken güçleri düşürüldüğünde çakma hızları artıyordu. Örnek verirsek benim flaşım tam güçte (1/1) 1/600 gibi bir hızda çakıyor iken, 1/128 güçte bu 1/22000 gibi inanılmaz bir hıza yükseliyordu. Aşağıdaki resimdeki tabloda nissin flaşların hız tablosunu görebilirsiniz.Makro çekimlerde flaşı çok yakına konumlandırabilirsiniz bu nedenle iki-üç flaş ışığı nesneyi bu düşük güçlerde bile çok iyi aydınlatabilir. Nissin flash hız tablosuBu günkü DSLR makinalarda benim gördüğüm en yüksek enstantane hızı 1/8000 dir. Üstelik siz makinayı bu hızda çalıştırsanız bile flaş güçleri tam olduğunda hareket bulanıklığını önleyemezsiniz. Bir önceki yazım bu ilk tekniği anlatmakta ve bu yazı içinde yer alan damla serisi fotolar incelendiğinde bu bulanıklık açıkça görülmektedir. Burada karıştırılmaması gereken bir konuda flaşın ışık gücünü flash TTL modda iken flash üzerinden veya kameranın flash menüsünden düşüren işlemin farklı bir işlem olduğudur. Burada flaşın parlaklık gücü düşürülmektedir ancak hızı değişmemektedir. Flaşın gücü yani sönümlenme süresinin kısaltılması ayrı bir olgudur. Elbette damla çalışmasında hareketlerin milisaniyelerle farklılaştığı ve tam istenilen noktada damlaların çarpışma hareketlerinin dondurulması için bu flaş özelliği çok önemlidir. Örneğin 1. damla için 70 ms, 2. damla için 30 ms, 2. damlanın oluşabilmesi için 90 ms hesapladığımızı düşünelim. Bu damlalar 45-50 cm gibi bir yükseklikten yer çekimi ile doğrusal, yani artan bir hızla düşmektedir. Bunu da hesaplayabiliriz. Ancak hesaplamamız gereken bir başka girdi var. Kameranın deklanşörüne basılması ile aynanın kalkması perdenin açılması ışığın kameranın    gözü olan sensör diyotlarına ulaşması, bu ışık verisinin digital veriye çevrilerek işlenmesi ve kaydedilmesi bir süre anlamındadır. Ben D300s de araştırdığımda (shutter lag) olarak belitilen bu süreyi 46 ms olarak belirledim. Bunu da hesaba katmalıyız. Yani iki damla 250-300 ms lik bir süre içinde öyle bir yerde çarpışmalı ve o anda flaşlar çakmalı ve kamera deklanşöre basmalı ki biz çok özgün damla formları elde edebilelim. İşte bütün bunları organize edebilmek ancak elektronik devrelerle olabilmektedir. Bu devreler olmadan mauel çekimle özgün damla fotoğrafı yakalayamayız. Benim bilgisayar uzmanı arkadaşım Özhan Duran ile oluşturduğumuz bu devre ve damla ayarlarını aşağıdaki yazıdaki fotoğrafın Flickr deki linkinden açıklamaları ile izleyebilirsiniz.

http://www.flickr.com/photos/11033950@N08/6904816395/in/photostream

Bu yeni teknikle çektiğim fotoğrafları da aşağıdaki galeriden izleyebilirsiniz.

[smooth=id:7;]

 

Damla Çalışmaları (Water Drops Work)

 

Yüksek hızda fotoğraf çekimi özel bazı gereçler isteyen zahmetli bir çalışmadır. Öncelikle 1/8000 gibi hızlarda hareketi dondurmak gerekir. Ancak damla çalışmalarında birde zamanlama sorunu ortaya çıkar. Örneğin peş peşe bırakılan iki damladan ilk bırakılan suya düşüp sıçradığı anda sonraki damla ile havada çarpıştırması gerekir. Bu sanıldığı gibi kolay değildir. Milisaniyeler ile ayarlanabilecek özel bir çarpışmadır. Bu arada yakın çekim yapıldığı için birde iyi ışık gerekir bu da flaş kullanmak anlamına gelir. İşte burada da bir başak sorun çıkar çünkü fotoğraf makineleri flaşla senkronize olarak en fazla 1/250 çekim hızına ulaşır. Burada devreye flaş tetikleyici radyo alıcılı triggerler girer. Bunlar flaş makine ayarı TTL modunda iken flaşları 1/8000 çekim hızında bile senkronize patlatabilir. Buraya kadar mı derseniz hayır. Şimdi birde birinci ve ikinci damlanın düşmesi birincisinin sıçraması ikincisinin ona çarpmasının anını bulmak fotoğraf makinesini ve flaşları işte o anda çalıştırmak/patlatmak gerekir. İşte buradaki çözümde trigger dediğimiz damlanın ne kadar büyüklükte olacağını, ikinci damlanın ne kadar sonra bırakılacağını, yüksekliğe bağlı olarak fotoğraf makinesinin çekim için ne kadar geciktirileceğini belirleyen ve içinde yazılım bulanan  elektronik devreye ihtiyaç vardır. Bütün bunları kurmak yetmez. Damla için uygun bir valf gerekir. Bunlar selenoidli ve elektriklidir.Damlanın miktarı ve ikinci damlanın bırakılma süresi bunun üzerinden ayarlanır. Ayrıca iyi bir sıvı kabı, su haznesi gıda boyası ve flashların ışığını ayarlamak için pleksiglass parçalara gerek vardır. Bütün bunları yukarıda verdiğim resimde görüldüğü gibi  kurup onlarca test çekimi sonrası aşağıda galeride sunduğum fotoğrafları elde edebilirsiniz.

[smooth=id:5;]

Parçalanma Nasıl Çektim


parçalanma

Bu çalışmamı http://1x.com/tutorials/30132/locked-up linkinden ulaşabileceğiniz fotoğrafçı İvanova’nın açıkladığı çalışmayı kendi çalışmamla yorumladım.
Nasıl Çektim?
Amaç aile parçalanmasını kurgusal grafik yapı ile anlatabilmek.
Fotoğraf beyaz dokulu bir kumaş önünde çekildi. Çekim uzun pozlama olarak karanlıkta gerçekleştirildi. Ancak uzun pozlama esnasında el feneri ile bazı ışıklandırmalar yapıldı.
Bu fotoğraf için 2 farklı poz çekildi.
Sandalyede oturan matruşka çerçevesiz çekildi. Diğer matruşklar çerçeve üzerine monte edilerek diğer poz çekildi.
Bundan amaç bütün çerçevelerde aynı ışığı ve gölgeyi yakalamak. Eğer fotoğraflar tek tek çekilse ışık gölge karmaşası olurdu.
Daha sonra çerçevede çekilen tüm matruşkaları kapsayan fotoğraf küçük ayarlardan sonra siyah beyaza çevrildi. bu fotoğraftan 5 adet kopya fotoğraf elde edildi.
Sonra her fotoğrafta tek matruşka kalacak şekilde diğer matruşkalar silindi.
bu çerçeveler içi içe geçecek şekilde ölçülendirildi. en son ilk çekilen sandalyede oturan matruşka fotoya dahil edilid ve layerler birleştirildi.
Elbette İvananovanın fotoğrafı çok dah etkili bu konuda oldukça etkili çalışmaları var. ama bende onun anlattıklarını çok sevdim yararlandım ve denedim.

Stereo= iki makinalı çekim tekniği

Milan Malovrh
Duel
Benim foto temalarım genellikle dinamikler ve hareketin hızını göstermektir. Bunların çoğunu çeşitli spor ve hareket sahnelerini çekerken tecrübe ediyorum. Bu fotolar dijital olarak yönlendirilmiyor, aynı tipte işi analog kameramda da yapıyorum, zoom lens efektini bol bol kullanarak.
At benim için bir güzellik, asalet ve güç göstergesidir (özellikle de Lipizzaner) Fotolar genellikle çimenliklerde çekildi. Kendi pozisyonumu güneş ışığına ve arka planda olmasını istediğm şeylere göre seçiyorum. Sadece doğal ışığı kullanırım ve genellikle sabahki alçak ışığı seçerim.
Eskiden direct zoom kullanırdım. Daha sonraları uzun pozlama sürelerini kullanmaya başladım, neredeyse sinema tekniğindeki gibi. Diğer aşamada çoklu poz çekimleri uyguluyorum (en fazla 3)
Genellikle stereo –iki makineli- çekim sistemini kullanıyorum ve iki makinada da değişik exposure zamanlarının ayarlarını kullanıyorum. Bu bana daha sonra ikisini birleştirme olanağı sağlıyor ve sert bölgeleri ve hareketli elementleri işlememi sağlıyor.
NIKON D2X ve D3X kamerelarını  24-120 mm Nikon lens ile kullanıyorum.  Fotoğraflardan biri 1/10 sn’de (double exposure) ile ND filtresi 8X kullanılarak çekildi. Aynı anda da başka bir makinayla sharp= keskin bir foto çekildi ve sonrasında da birleştirildi.
Bütün işlemler photoshopta yapıldı ve Mystical Suite plug-in’ini kullanılarak resme contrast renk eklendi ve bazı bölümlerine de keskinlik eklendi. Ben photoshop’un blur filtresini kullanmam.Bu tür fotolar için alçak ışık (akşam ya da sabah)  kullanmak önemlidir. Ayrıca ana temayı koyu bir fonun üzerinde tutmak da önemlidir. Bir de exposure süreleri farklı ayarlanmış çoklu pozlar çekilmelidir.
Slovenya’da yaşıyorum ve yaşlı kuşak fotoğrafçılardanım, ama digital makinaya da başarıyla geçebildim. Fotoğrafçılık 40 yıldır tutkum ve 20 tane de sergi açtım. Ünlü at çiftliği Lipica’da ve Lipizzaner Barbana’nın yetiştirme çiftliğinde fotoğraf çekme iznim var. Profesyonel olarak enerji üretiminde çalışıyorum ve bu yılın sonunda emekli olmayı planlıyorum.
Tüm fotoğraflarıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://elfot.1x.com/

Nasıl Çekildi III


Nasıl çekildi serisine 1x.com sitesinde yayınlanan aynı başlıklı bölümden bir fotoğrafı ve açıklamasını  dostlara yardımı olur diye yayınlıyorum. Çeviri için Jale Dalyan’a çok teşekkürler.
Fotoğrafçı Brin çekimini şöyle anlatmış.
İçerik
Bu fotoyu memleketim yakınlarında çok güzel bir göl kıyısında çektim. Göl ve çevresi fotoğrafçılar için harika bir yer. Yılın her zamanında her hava koşulunda foto çekmek için oraya giderim. Bu sefer gittiğimde hava hala karanlıktı, ama yinede tripodumu kurdum ve fotoğraflamaya başladım. Hava gittikçe aydınlandı ve tam güneş çıkacakken gökyüzünde birçok renk oluşmaya başladı. Çok kısa süreliğine mor en belirgin renkti ve tam o sırada bu fotoyu çektim.

Resim
Bu resim Canon EOS 5D and Canon EF 16-35mm f/2.8L USM II lensiyle çekildi. Ayarlar: Focal (odak) uzunluğu: 16mm, aperture (foto mak. Işık almasını sağlayan küçük delik): f/22, objektif perde hızı: 15 saniye, ISO: 100. Bir de Tiffen ND 1.2 filtresi kullandım.

İşlem
Bu foto “Raw Format” ta çekildi. (Raw= ham, işlenmemiş)  ve daha sonra “Raw Camera”da dönüştürüldü ve sonrasında da Photoshop CS3’de işlendi . Gölde karşılaştığım bu eşsiz deneyimi vurgulamak için morun tonlarını çok azıcık abarttım. Biraz da ışık ve kontrastta iyileştirmeler yaptım.

Sonuç
Bence her foto çekiminde ışık ve renkler konusunda zaman harcamak önemli. Yeri bilmek yetmez, çünkü bu bilgi hava, mevsim ve ışık gibi çevresel faktörlerle değişir. Bu yüzden aklımdaki makinaya doğru zamanları ve ışıkları kaydederim, ki bazen bunu gerçek makinayla yapamam. Sonra da en uygun zamanı ve ruh halimi bulup çekerim.

İpuçları
İpuçlarım şöyle: 1) Manzara fotoları çekerken acele etmeden fotonun çekileceği anı yaşayarak çekmelisiniz ki daha sonra bakan kişi hem o sırada o yer nasıl görünüyordu görsün hem de sizing ruh haliniz neydi anlasın. 2) Resmi çekeceğiniz yerde bir sure geçirmek işe yarar. Çevreyi kompozisyonun içine taşımanıza yardımcı olur, hatta oranın belli başlı noktalatını gezin, tarihini öğrenin, böylece atmosfer tam olarak kafanıza girer ve farkındalığınız fotonuza yansır. 3) İşleme safhasında kendi deneyiminizi yansıtmak adına biraz rötuş (abartı) olabilir ama bu kesinlikle fazla olmamalıdır.
Ek bilgi: Göl İzlanda’da ….

Biyografi
http://brin.1x.com/“>http://brin.1x.com

Lutheran kilisesinde rahip J 12 yaşında ilk makinesi alındığından beri foto çekiyor. ..

Nasıl Çekildi II

Gün Işığında Uzun Süreli Pozlama

Uzun süreli pozlama tekniğinin en önemli yanı, hareketi yayarak, belirsizleştirerek soyut formlar oluşturmamıza olanak vermesidir. Örneğin bir deniz dalgası, bulutlar, akar sular veya hareketli nesneler bu etki nedeniyle gerçek formlarını kaybederler. Ancak hareketsiz nesneler ise net biçimde oluşabilir. Hele uzun pozlamada kısılmış diyafram açıklıkları kullanma ihtimali çok yüksek olduğundan net alan derinliği de çok fazla olmaktadır. Örnek bu fotoğrafta olduğu gibi en yakındaki merdiven tutamağı ile, Galata kulesi net olarak alınabilmiştir. Bende bu fotoğrafta uzun pozlamanın bu ikili etkisini kullanmayı denedim. Büyük şehrin karmaşasını yaratan hareketli nesneleri soyutlamak, ancak şehri betimleyen önemli figürleri net olarak bu soyutlanan nesnelerin varoluş mekanları olarak, soyut olana göre daha belirgin hale getirmek istedim. Ancak ışığın azaldığı saatlerde bu çekimi yapmak zordur. Hem doğal olmayan ışıklar işin içine karışır,  (floresan, gemi ışıkları, tungsten veya ledler) hemde hareketli nesneleri belirgin olmayan formlarda betimlemek zorlaşır. Bu nedenle çekimi güneş batmadan yapmayı denedim.

Ancak gün ışığında uzun süreli pozlamanın zorluklarının başında diyaframı ne kadar kısarsanız kısın uzun süreli poz oluşturmamanız gelir. Bu nedenle yoğunluk filtreleri ND (neutral density)  veya dereceli yoğunluk filtreleri (graduted neutral density) GND filtreleri kullanılır. Ben iki filtreyi de beraber kullandım. ND olarak 9 stop LCW marka filtreyi bunun üstüne 4 stop LEE  GND filtreyi birlikte kullanarak dereceli filtre ile yere göre daha fazla ışıklı olan gökyüzünün pozlamasını dengeledim, diğer filtre ile de daha uzun pozlama yapma imkanı sağladım.

Fotoğraf makinamı Manuel modda kullanarak pozlamayı ayarladım, en düşük iso seviyesini en kısık diyafram açıklığını belirledim. Sigmanın 10-20 geniş açılı objektifini kullandım. Netlemeyi yaklaşık 1 metre ileriye yaptım. Mekan olarak hareketliğinin farklı formlar verdiği Eminönünün balık ekmek tekneleri ile ünlü kısmını seçtim, merdivenler hem hareketi hemde duraganlığı içeren bir yapıdadır. Bazı nesneler hızla hareket ederken bazıları durur veya yavaşlar bu nedenle fotoğrafta tamamen belirsiz nesneler varken belirliliği de olan hareketli nesnelerde oluştu.

İzafi olan zamanı durağan ve hareketli oluşturmak, bunu istanbul gibi zamanın çok gerilerine giden bir şehirde tatmak ayrı bir zevkti.

Ekipmanlarım

Nikon D300S fotoğraf makinası, Sigma 10-20 Lens LCW 9 stop ND Fader Filtre Lee 4 Stop GND filtre, tripod, tetikleme kablosu

Fotoğraf çekim bilgileri İSO 100, F18, 15 saniye

 

Nasıl Çekildi?

Bazı fotoğraflar kendine özgü tekniklerle çekilebilir. Bu anlamda çekilen bazı fotoğraflarımın nasıl çekildiği yönünde ayrıntılı bilgi vererek fotoğraf dostlarına sunmak için bu tür yazılar hazırlayacağım.

Bu Fotoğraf Nasıl Çekildi?
Bu fotoğraf uzun süreli pozlama tekniği ile çekilmiştir.

Mekan ve kompozisyon:
Mekan istanbul Florya doaylarındaki kıyı şerididir. Bu kıyı şeridinde yapılan harfiyatı gemilere aktarmak için kurulmuş bir bant sistemi harfiyatın taşınırken dökülmemesi için metal silindirik bir yapı ile kaplanmıştı. Bu metal yapı hayli ilginçti. Öncelikle kompozisyon açısından önemli bir perspektif hissi vererek denize doğru uzanıyor, ufukla kesiştiğinde sanki sonsuza gidiyormuş hissi veriyordu.
Ayrıca akşam saatlerinde oluşan yanal sıcak ışık metali oldukça fantastik kılıyordu. Yine bu yapının yakınında kayalar ,dalgalarla ıslandığında ki bu karşıdan büyük yük gemileri geçtiği zaman denizde dalga da olmasa suni bir dalga ile oluyordu, yine yanal ışıkla çok etkili yapı oluşturuyordu.

Ekipman:
Nikon d300s DSLR
Sigma 10-20 geniş açı lens
Tripod
Kablolu zaman ayarı yapabilen kumanda
Lee dereceli gri 0,6x filitre
Lee gri 0,6x filtre

Ayarlar:
Odak uzunluğu 11 mm olarak 35 mm film karşılığı 16 mm ayarlandı
Çekim Modu A Diyafram öncelikli ayarlandı
Maksimum net alan derinliği için objektif açıklığı f :25’egetirildi. Işık olçümü filtre kullanılacağı için daha ışıksız alandan ölçümlendi. Ölçümlenmede Matrix sistem kullanıldı. Bu açıklık filtre ile birlikte 5 snlik bir enstantane oluşturdu.
İSO 200 olarak ayarlandı.
Beyaz Ayarı (WB) otomatik mod olarak ayarlandı.
Poz telafisi -1 olarak ayarlandı
Makinadaki uzun pozlama noise azaltılması ON durumuna getrildi
Yüksek İSO noise azaltılması NORMAL duruma ayarlandı.
Active D-lighting OFF duruma ayarlandı
Resim Stili olarak Ken Rockwell’in sitesinden indirlen ve makinaya yüklenen stil kullanıldı.
Tripod geniş açı defermasyonunu ayarlamak için ufuk çizgisi ile dengelendi ve kuruldu.
İmj kalitesi RAW formatta kayıpsız 14 bit mod ayarlandı.
Renk uzayı Adobe RGB olarak ayarlandı

Çekim sonrası işlemler
RAW format Camera RAW programında işlendi.
Ufuk çizgisi düzeltidi.
Beyaz Ayarı sıcak renge hafif arttırıldı
Renk titresimi ve doygunluk arttırıldı.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Fotoğraf Sergisi

[smooth=id: 4; width:680; height:400; timed:true; arrows:true; carousel:true; links:true; info:true; align:center; frames:true; delay:9000; transition:fadebg; open:true; text:Pictures;]

Üyesi olduğum Objektif Foto fotoğraf sitesince düzenlenen Bizim Kadınlarımız konulu fotoğraf sergisi 5 -15 mart arasında açıldı. Anneme ait bir fotoğrafla başvurduğum bu sergide bu fotoğrafımda yer aldı. Amatör fotoğrafçı olarak böylesine bir sergide fotoğrafımın yer alması benim için bir ilk ve oldukça mutlu bir andı.